İnsanların işten ayrılmalarının çeşitli nedenleri vardır. Bunlara örnek olarak; ulaşım, erken kalkma, işe uyum sağlayamama, ailevi sorunlar, iş arkadaşlarının uyumsuzluğu, üst yöneticiler, iletişim eksikliği, anlaşılamama, özel-iş yaşam dengesinin bozulması, iş arkadaşlarıyla uyumsuzluk, ücret yetersizliği, taşınma, alt yöneticiler vs. gibi daha birçok neden örneklenebilir. Fakat başarılı çalışanların işten ayrılmalarına yol açan başlıca nedenler şunlardır

Ödüllendirme sisteminin yetersizliği. Başarı için verilen ödülün önemli fakat sadece yüklü bir maaş çeki değildir. Başarı göstermiş bir çalışanı ödüllendirmenin pek çok yolu vardır. Örneğin;

  • Gösterdiği başarı nedeniyle hem şirket içinde (özel bir etkinlik ile) hem de dışında (şirket web sitesi veya bir basın bülteni yoluyla) yapılacak bir kutlama duyurusu,
  • Masrafları yönetimin karşıladığı bir mini-tatil,
  • Olası bir yeni projede liderlik yapma fırsatı,
  • Kariyerine bir üst pozisyona terfi ettirme,
  • Personelin desteklediği bir hayır kurumuna onun adına bir bağış olabilir.
  • En fazla tercih edilen seçenek olarak bir ücret zammı,
  • Sürpriz bir prim ve buna benzer gibi,

Bir işveren çalışanlarını bu yöntemlerin herhangi biriyle ödüllendirmiş olsa bile, en önemli unsur olan “iletişim” eksikse, hiç biri işe yaramaz. Bazıları için para önemli olabilir, ama diğerleri için bir şey ifade etmeyebilir. Buradaki kilit nokta, çalışanlarınızın en çok neye değer verdiğini öğrenmek ve ona göre davranmaktır.

 Yönetim. “İnsanlar işlerini değil, yöneticilerini terk eder”sözü çok doğru ifade edilmiş biz söz. Bir iş yapılıyorsa, çalışanları tatmin edecek ve şirkete bağlı kalmalarını sağlayacak ödüllendirme sistemi ile motive edecek ve uygulayacak olan yönetimdir. Burada emeği olan müdür, şef veya takım lideri, belli hedefleri gerçekleştiren veya gerçekleşmesi için katkı sağlayan çalışanlara takdir edildiklerini göstermek için küçük bazı jestler yapabilir. Ama bunların hiç biri, çalışanların şirkete sadık kalmaları için yönetimden bekledikleri takdir ve ödüllendirmenin yerini tutamaz.

Her çalışan bir projeyi yürütebilecek veya liderlik yapabilecek kadar beceri ve nitelikleri olmayabilir. Bir kişinin yaptığı işte başarılı olması, harika bir yönetici olacağı anlamına gelmez. Ama böyle bir becerisi olmayan kişiler liderlik pozisyonuna getirilirse, iş yerinde huzursuz ve mutsuz bir ortam oluşur. Sonuçta da personel değişim hızı yükselir ve çalışanların moral ve motivasyonu düşer. O yüzden, iyi çalıştığını gördüğünüz herkese “müdür” unvanı vermekten vazgeçilmesi ve sadece çalışanları etkileyebilecek (motivasyonu yüksek olan) özelliklere sahip olan, şirket vizyonunu uygulayacak, örgütsel bağlılığı artıracak ve takım ruhuna inanan kişileri bu pozisyonlara düşünülmelidir.

Personel seçimi – Terfi. İşini iyi yapan personel, Kendileri tatil bile yapmadan mesai dışı çalışmaya devam ederek, ekipçe koşturan ve beklentilerin üzerinde performans sergiliyor fakat, kendileri kadar çalışmayan veya çok az çalışıp bol bol sosyalleşmeye önem veren kişilerin hiç hak etmedikleri pozisyonlara atandıklarını görünce veya dışarıdan gelen ve işi hiç bilmeyen birinin üst düzey bir makama oturmasına katlanamazlar. Hale etkisi yani sırf en yakın arkadaşınızın akrabası diye beceri ve yeteneğe sahip olmayan, bir de onu başarılı elemanlarınızın tepesine yönetici diye oturursa, personelin işi bırakmalarına davetiye çıkartmış olursunuz. Unutmayın, personel seçimi veya terfileri adam kayırarak yapmak, iyi personelin işten soğutmanın en kısa yoludur.

Aşırı iş yükü!İşverenler bir çalışanın iyi bir iş disiplini olduğunu veya harika bir performans sergilediğini, ya da bir ekibi başarıyla yönettiğini gördükleri an, nasılsa daha fazlasını da becerebilir diye bu kişilere daha fazla proje, daha fazla sorumluluk yüklemeye başlarlar. Bu çalışanlar belki o işleri de başarıyla yapabilir, ama yönetimin kendilerine gösterdiği ilgi ve yüklediği sorumluluklar yüzünden işten kopamadıklarını hissetmeye başladıkları anda sorunlar baş göstermeye başlar. Çok başarılı bir çalışan olmanın hem iyi, hem de kötü yanları vardır. Bir patronun başarılı çalışanlarını takdir etmesi harika bir şeydir. Fakat bunun ödülü her zaman daha fazla iş yükü olmamalıdır. Her çalışanın kaldıracağı bir iş yükü olduğunu unutmamak lazımdır. Başarılı çalışanların zaten fazla iş yükü vardır. Önemli olan, onların bu yük altında bunalıp tükenmeyi önlemek olmalıdır.

Sonuçta bir şirketin kültürü, çalışanlarını elde tutma çabalarının ne kadar etkin olduğunu belirler. Bu da stratejik karar verebilme ve planlama gerektirir.  Ama aslında başarılı çalışanları elde tutmanın en kolay yolu, onlara ne beklediklerini sormaktır. Bir çalışanınızın harika bir iş çıkardığını görüyorsanız, onu takdir edin ve ödüllendirin. Ama aynı tempoda çalışmaya devam etmelerini sağlamak için ne yapmanız gerektiğini de öğrenmeyi unutmayın.

 

Kaynaklar:

yenibiryatirim.com

Faydalı bulduysan paylaş;