Dünya ülkeleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, her yıl dünya brüt gelirlerinin   %5 ‘i, çalışanların yapmış olduğu hile yoluyla kaybedilmektedir. Bu rakam 3,7 trilyon dolar civarındadır. Hemen bir soru aklımıza geliyor; işletmelerde meydana gelen bu tür hileleri tespit etmek ve önlemek mümkün müdür?

Günümüzde tüm dünyada her yıl işletmelerin brüt gelirlerinin %5’inin,  yani yaklaşık 3,7 trilyon dolarının, çalışanların yaptıkları hileler yoluyla kaybedildiği bilinmektedir. Bu kadar büyük bir rakamın ülke ekonomilerine ne kadar katkıda bulunacağı tahmin edilebilir. Oysa bu rakamlar hile yoluyla çalışanların kendi çıkarlarına hizmet etmektedir. Türkiye’de özellikle hile yoluyla kayba uğrayan birçok işletme var. Ülkemizdeki işletmelere, bu kayıpları yaşamadan önce hilenin farkına varılmasını, erken tespit edilmesini ve önlenmesini sağlama konularında işletmeler iç denetim sisteminin kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Çalışanların yapmış olduğu hileleri İstatistik Raporları ile bağlantılı olarak anlamakla, İşletmelere hile belirtilerini ve önlemlerini alması için yönlendirilmesi, “Hile Denetimi” çalışmalarından ve örneklerinden, karşılaştığımız ilginç vakalardan örneklerle konunun ehemmiyeti anlatılmalıdır.

Yapılan araştırmalarda; Türkiye’de özellikle Tekstil, İnşaat, Eğitim, Sağlık, Sigorta, Bankacılık ve Finans, en çok hileye maruz kalan sektörlerdir. En çok hile yapılan bölümler ise; Muhasebe, Operasyon, Satış-Satın Alma, Planlama, Depo ve İnsan Kaynakları olduğu görülmektedir.

Tüm sektörlerden, özellikle üst düzey çalışanlar;  CEO, Finansman Müdürü, Muhasebe Müdürü, Pazarlama Müdürü gibi kademelerde görev yapanlar hatta şirket ortakları veya hissedarları “Hile Denetimi” alması gerekir.

Türkiye’de Hile yoluyla kayba uğrayan bir çok işletme bulunmakta. İşletmeler, uğradığı zararın miktarını, kimin ve ne şekilde hile yaptığını tespite yönelik ayrı bir uzmanlık isteyen bu çalışmayı, kime, ne şekilde yaptıracağını bilmemekte; ya bir avukata ya da bir mali müşavire giderek çözüm bulmaya çalışmaktadırlar.  Zararın tazmini açısından yazılacak rapor ayrı bir uzmanlık gerektirir. Bu rapor, durumun mahkemeye yansıması sırasında hakimler ve savcılar tarafından uzman raporu olarak dikkate alınır ve savunma veya suçlama şeklinde kabul edilir. Bu açıdan hilenin tespiti, Hile Denetim Uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Yılın son zamanları yapılan hilelerde bir artış gözlenmekte, zira baskının en yoğun olduğu dönemler bu dönemlerdir. Örneğin pazarlama bölümünün ciro tutturması için bu dönemler son şansıdır. Aynı şekilde şirketin yönetiminden sorumlu ortaklarının, diğer ortaklara karşı kâr/zarar hesaplarını açıkladığı dönemler de yine yılsonlarıdır.

Bunun dışında, şirket hisse senetlerinin olduğundan fazla kazançlı gösterilmesi ve yeni yatırımcıyı kandırmaya yönelik çalışmalar kriz ortamlarında daha da artar. Bu dönemlerde kazancı yetmeyen veya kazancını tahsil edemeyen kişiler, kendilerine hile yoluyla ek kazanç sağlama peşine düşebilirler.

İşletmeler yapılan hileyi nasıl azaltırlar sorusuna; öncelikle işletmeler bir sürü farklı işi aynı kişiye yaptırmamalıdır. Böylece otokontrol sistemi ile ve işlerin rotasyonu ile aynı işi sürekli aynı kişiye yaptırmadan kişilerin birbirini denetlemesi sağlanmalıdır. Bunun dışında, “işletmeler ihbar ve şikâyet hatları” kurmalarıdır.

Ayrıca işletme içi etik kuralları çalışanlara anlatılmalıdır.  Nelerin hile kapsamına girdiği ve hile ile karşılaşıldığında yaptırımlar uygulanacağı vurgusu da yapılmalıdır.

Hile konusunda ve erken uyarı sistemleri hakkında bilgilendirilmelidir. Hilenin tespiti halinde neler yapmaları gerektiği konusunda net bilgileri bilinmelidir. Başlıca hileler ve önleme konuları; Doğrudan Nakit Hırsızlığı, Hileli Ödemeler (Fatura Hileleri, Bordro Hileleri, Çek Hileleri, Gider Hileleri) Kayıt Öncesi Yapılan Hileler, Stok ve Duran Varlık Hileleri, Hilenin Belirtileri ve Ortaya Çıkartılması, Hilenin Önlenmesi, Hile Olasılığını Azaltmaya Yönelik Çalışmalar ve çok önemli olan Örnek Vakalar.

Faydalı bulduysan paylaş;